DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 4411750,09%
İstanbul

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

EMDR Terapisti ve EMDR Vitale Cihazının Geliştiricisi Klinik Psikolog Aylin AYDEMİR
  • İkinci Gündem
  • Gündem
  • EMDR Terapisti ve EMDR Vitale Cihazının Geliştiricisi Klinik Psikolog Aylin AYDEMİR

EMDR Terapisti ve EMDR Vitale Cihazının Geliştiricisi Klinik Psikolog Aylin AYDEMİR

ABONE OL
Aralık 27, 2022 09:31
EMDR Terapisti ve EMDR Vitale Cihazının Geliştiricisi Klinik Psikolog Aylin AYDEMİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

EMDR terapisti ve EMDR Vitale cihazının geliştiricisi Klinik Psikolog Aylin AYDEMİR, geliştirdiği bu cihaz ile psikoterapiye yeni bir yaklaşım getirmiştir. Klasik EMDR seansına, danışanının vital bulgularını da izleyen bir sistem ilave ederek, sinir sisteminin seans sırasındaki otomatik tepkilerinin izlenmesini sağlamış ve psikoterapi de beden farkındalığının önemine dikkat çekilmiştir.

Son yıllarda Beyin ve sinir sistemi üzerinde yapılan araştırmalar hem ruhsal sorunların hem de birçok sağlık probleminin otonom sinir sisteminin işlevlerinden kaynaklandığını göstermektedir.

Otonom sinir sistemimiz otomatik bir şekilde iç organlarımızın dengeli ve senkronize bir şekilde çalışmasından sorumludur. Tek ve en önemli amacı bizi güvende ve hayatta tutmaktır. Bunu sağlayabilmek için beden ile beyin arasında sürekli ve doğru bir iletişimi sağlayarak tehlikeli durumları algılayıp bu durumlara uygun tepkiler verebilmemizi sağlamaktır.

İnsanlık tarihi boyunca, sinir sistemimiz tehlike olarak algıladığı durumlara henüz biz bilinçli bir farkındalık durumuna bile varmadan çok çok kısa bir süre içerisinde sinir sistemimizin vereceği cevapları hazırlar. Yani daha siz farkında bile varmadan bir tehlike ile karşılaştığınızda korku duygusu ile savaşma kaçma ya da donma savunma sistemi için sinir sisteminiz ayarlanmıştır bile.  Aslında sinir sisteminizin bu ayarlamaları yapması için illaki çevrenizde çıngıraklı bir yılan, size saldıran bir düşman, deprem veya kaza olmasına gerek yoktur. Dışarıda olan olayı sinir sisteminizin güvenlik açığı olarak değerlendirmesi yeterlidir. Beyninizin algıladığı ve veya yorumladığı tehdidin büyüklüğüne göre ne tepki vereceğini çoktan belirlemiştir.

Eğer hayatımızda her şeyin yolunda olduğunu hissediyor güvenli ve huzurlu hissediyorsak beynin bu ilkel otomatik tepkileri devrede değildir. Bu durumda beynimiz, enerjisini bedenin ihtiyacı olan sağlığı yaratmak için kullanabilir. Ancak çevrede algıladığı herhangi bir güvensizlik durumunda sinir sistemimiz hemen güvenlik için farklı bir programı çalıştırmaya başlar. Evde yalnızken aniden duyduğunuz yüksek sesin sizi ne kadar ürküttüğünü ve heyecanlandırdığını düşünün hemen kalbinizin hızla atmaya başladığını hissedebilirsiniz.  Bu sinir sisteminin sizi süratle korumaya hazırlamasıdır.  Ancak böyle endişe veren bir anda, güvendiğimiz biri, (anneniz gibi) kapının rüzgâr yüzünden hızla çarptığını açıklarsa hemen rahatlar ve sesi kolaylıkla yorumlar ve yeniden güvenli hissederiz.  İnsan türü özellikle hayatının ilk yıllarında hayatta ve güvende olmak için bir başkasının bakım ve ilgisine muhtaçtır.  Bu duruma sosyal bağlılık sistemi diyoruz.  Özetle Sosyal bağlılık sistemimiz hayatta kalmayı kolaylaştıran bizi tehlikeden koruyan ve tehlikeleri anlamlandırmamızı sağlayan bir sistem olarak sinir sisteminin gelişiminde büyük bir öneme sahiptir. Dolayısı çocukken bakım verenlerin tutumları sinir sistemimizin nasıl cevaplar verebileceği konusunda şekillendiricidir. Annesi çok kaygılı olan bir çocuğun yetişkinlikte çok kaygılı olması gibi.

Tabi ki kendi kendimize bu sistemi açıp kapatamıyoruz. Beynimizde aynen bir dedektör gibi çalışan amigdala bölgesi çevredeki tehlikeyi algılar beynin diğer ilgili bölgelerine (hipotalamus ve beyin sapı) biz daha karşılaştığımız tehlikenin bilinçli bir farkındalığında bile değilken bu tehlike (düşünce, kaygı veren bir anı, tartışma, iş problemleri, ilişki problemleri vb.) hakkında karar verir.

Eğer beden güvenli ve dengede hissediyorsa yüz kaslarınız rahat ve olağandır. İç organlarınız snoptandır.  Nefesiniz rahat, vücudunuz olağan sıcaklıkta, kalp atışınız düzenlidir.  Ancak bir tehlike algılandığında, genellikle kalp ritminizde artış, nefes açlığı, genel huzursuzluk hali, vücut sıcaklığında düşme veya artma, parmak uçlarında maviye çalma hipoksi, beden duruşunun değişmesi ve boyunda kasılma gibi tepkiler oluşabilmektedir.

EMDRVitale ile yapılan seanslar , seans sırasında  oluşan ve zihin tarafından algılanan stresin anlaşılması , yoğun stres veren düşünce duygu ve geçmiş yaşantıların farkındalığımızda bile olmadan nasıl işleve girdiğinin somut şekilde danışan tarafından anlaşılması ve danışanın  kendi beden ve psikolojik durumuna yönelik bütüncül farkındalığının  oluşması açılarından büyük önem taşımaktadır. Bu innovatif yaklaşım ile kişinin sosyal yaşantısına beden farkındalığı  getirmesine yol açabilmektedir. Özetle , kişinin sinir sitemi ve bunu tetikleyen sosyal yaşantıların kontrolü konusunda uygulanabilecek teknikler açısından kişiye özel yöntemler ile  danışanın sinir sistemini destekleyen aktivitelerin, olumsuz yaşam olayları ile başa çıkma  kapasitesinin artmasına  ve kişinin psikolojik dayanıklılığının güçlenmesine yönelik teknikler uygulanması açısından  EMDR Vitale terapisinin yardımcı olabileceği düşülmektedir.

Instagram:

https://www.instagram.com/klinikpsikologaylinaydemir/

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.