Nietzche “aşka giderken kırbacını almayı unutma” der. Aşk dayak yemek gibidir yani.
Aşkta cennet imkansız ama teoride ve pratikte aşkı anlamak aşk mümkün! Her aşk söz konusu olduğunda kafamda bazı sorular oluşur.
Aşk bir yeryüzü cenneti midir?
Aşk mutluluk vaadini ne kadar tutar?
Aşkı başlatma becerileri ile sürdürme beceriler arasında nasıl farklar vardır?
Aşk üzerine söylenmiş en güçlü sözler, ne demek ister?
Sonra bir türkü gelir dilime. “Bir tek seni sevdim gerisi yalan”.
Gerisi yalan evet. Ama aşk niye tek kişilik oluyor? Neden senden hep vermeni istiyor?
Aşkın erişim noktası sevmek nedir peki? Tek başına aşk yetiyor mu yoksa sevgi olmazsa bitiyor mu?
Sevmek inanmaktır.
-Sevmek yaşamaktır.
-Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
-Sevmek sevdiği olmaktır.
-Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
-Sevmek; sevmek istemektir.
-Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O”ndan anlaşılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
-Sevmek, gücenmemektir.
-Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir.
-Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
-Sevmek ölmektir.
-Sevmek, ölmesini bilmektir.
-Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir!
-Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa
-Sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
-Sevmek, tükenmektir.
-Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
-Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır.
-Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
En uzun günündeydik yılın
Yirmi biri haziran
En uzun işkence gibi geldi bu sene
Yılın bu en uzun günü
En ağır
En şiddetle vurdu yürekten…
En uzun geceleri yaşamıştım ben seninle
En acılı
En mutlu
Devşire devşire bitirdik
En sevdalı uzun geceleri…
En uzun gecelerde başladık
Biz bu yolculuğa
Gitmez otobüslerin
Beklenen yolcusu gibi
En uzun yolları en uzun saatlere teslim ettik
El sallayanımız olmadan
Gözlerimiz yollara düştü…
En uzun günde yenildik
Namluya sürülmedik mermi
Çekilmedik tetiklerde vurulduk
Gök gürledi gün biterken
Şimşekler çaktı
Ve anladım ki
En uzun gün
Bitti…
Erdal İrfan, 21 Haziran 2010, 23.55
BİR SÖZ
Sevmek acı çekmektir, ölmektir. Sevmek zevktir fakat yalnız sevmenin hiç bir tadı yoktur. (V.Hugo)