"AKP’ye nefretim var, 12 Eylülcüyüm"
Mehmet Altan
Boykot diyorum; çünkü…
Ferhat Tunç
AKP bölücü ve ayrımcı bir politik merkez
Turan Eser
Bayramlar Güzeldir
Birsen Aydoğan
Boykot, Sivil İtaatsizliktir
Erdoğan Yalgın
Dursun Çiçek ve Orucu
Akın Olgun

Aleviler oyun olmayacaklar
Ana Sayfa | Yazarlar | Videolar | Müzikler | Sohbet | Resim Galerisi | Künye | Reklam | İletişim | Üyelik | Forum 10 Eylül 2010 Cuma
ANASAYFA
VİDEOLAR
  GÜNDEM
  POLİTİKA
  DÜNYA
  AB-TÜRKİYE
  KÜLTÜR-SANAT
  MEDYA
  YAŞAM
  EKONOMİ
  ROPÖRTAJLAR
  ARAŞTIRMALAR
  BELGELER
  FORUM
  ETKİNLİK/DUYURU
  OY BİZİM ELLER
YENİ SOL PARTİ
ARŞİV
 
[ Gelişmiş Arama ]
   FORUM
Mazlumlar cephesi ve boykot
Aleviler ve BOYKOT
Kürtlerin barış atağı
Dersim Katliamı nı kim yaptı?
Alevilik Üzerine Hegemonik Tasavvurlar..
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır

Diğer Yazıları

2010-06-16
Korkuya teslim olmadan yaşamak

Geçen yılın Ağustos ayında, 1. Eruh-Çirav Doğa ve Kültür Sanat Festivali kapsamında yaptığım bir konuşma nedeniyle Diyarbakır ağır ceza mahkemesinde açılan davada 15 yıla varan hapisle cezalandırılmam isteniyor. Bu davaya ilişkin haberlerin, günlük gazete ve internet medyasında yayınlanmasının ardından, hakkımda yapılan yorumlar göz önüne alındığında bu ülkede özgür bir yurttaş olarak hayatımı devam ettirmemin giderek zorlaştığını itiraf etmeliyim.

Savcıların, bu konuşmamı dava konusu yaparak ve dahası beni yasadışı silahlı bir örgütün militanı gibi göstererek neyi hedeflediklerini anlamakta zorlanmadığımı belirtmeliyim. Ancak Türkiye kamuoyunun ve bu konuda tereddütü olan kişi ve çevrelerin, bu davayla birlikte ortaya çıkan bazı gerçekleri bilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün nasıl bir yargısal tehdit altında bulunduğunu anlaması bakımından önemlidir.

Medya, bu davaya ilişkin görüşüme başvurmaksızın, tek yanlı olarak yaptığı haberlerle beni hedef haline getirmiştir. Haberi okuyan sıradan bir yurttaş, sanki PKK”nın daveti üzerine bu festivale katılmış olduğum fikrine varacaktır. Oysa ben PKK”nın davetlisi olarak değil, DTP”li Eruh Belediyesi”nin davetiyle ve sanatçı kimliğimle bu festivalde bulundum. Bu gerçeği dikkate almaksızın en hafifinden beni “zan” altında bırakan bir kısım medyanın şahsıma karşı doğabilecek olumsuz durumların da bir parçası olacakları gerçeğini ifade etmemde yarar vardır düşüncesindeyim.

Ayrıca bu festivalde yaptığım konuşmayı, örgütle ilişkilendirip dava açan savcıların da suç işlediklerini söylemek durumundayım. Söz konusu festivalde yaptığım konuşmanın özeti şöyledir: “25 yıl boyunca sizlerin bir sanatçısı olmakla birlikte bu bölgede yaşanılanların da tanığıydım. Bugün, Ergenekon örgütüyle bağlantılı olarak yargılanan üniformalı katillerin bu bölgede sebep oldukları cinayet, katliam ve faili meçhullerin nasıl işlendiğine, bu üniformalı katillerin, bu cennet coğrafyayı nasıl bir cehenneme dönüştürdüklerine tanık oldum. Evet, ben sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda bir tanıktım. 25 yıl aradan sonra barış ve kardeşliğe Eruh”tan yeni bir pencere açıyorsunuz. Canınız ve kanınız pahasına başlattığınız bu özgürlük yürüyüşünün barışa evirilmesini sizler kadar ben de coşkuyla karşılıyorum.”

Sahnede seslendirdiğim şarkıların arasında söylediğim bu sözlerin devamında şunları belirtmişim: “İnsanlarımızın kendi dili, kültürü ve inancıyla eşit şartlarda yaşayabilecekleri bir Türkiye hepimizin özlemidir. Diliyor ve umuyorum ki Eruh”ta, yani ilk kurşunun atıldığı bu yerden yükselen barış ve kardeşlik çağrısı bütün Türkiye”ye yayılsın, barışa durarak haykırdığınız bu çığlık Türkiye”nin diğer bölgelerinde yaşayan Türk, Arap, Ermeni ve diğer halklara da ulaşsın; çünkü barış ve kardeşlikten öte bir yol görünmüyor. Bu duygularla hepinizi selamlıyorum.”

Bu konuşmamı dava konusu yaparak beni örgütle ilişkilendirmeye çalışanların nasıl bir zihniyete sahip olduklarını anlamak zor olmasa gerek. Bunu anlamakta zorlananlar, 20 yıl boyunca bu bölgede yaşatılan devlet terörünü gizlemeye çalışmaktadırlar. Devletin savcıları bana bu davayı açacaklarına, bu terörün aktörleri durumunda olan ve bugün Ergenekon”la bağlantılı olarak içerde bulunan zamanın üniformalılarını yargılasınlar. ( İroniye bakın ki Ergenekon”dan yargılananların, adam öldürmekten darbe yapmaya kadar birçok suçu işledikleri bizzat savcıların iddianamelerinde yer almaktadır.) Eğer savcılar Türkiye”nin gerçek anlamda bir hukuk devleti olduğunu kanıtlamak istiyorlarsa, söz konusu davaları açarak bizleri korkutmaya veya sindirmeye çalışmasınlar.

Gerçek bir demokratik hukuk devletinde düşünce ve ifade özgürlüğünün kutsal olduğu bilinmektedir. Bir hukuk devleti olma iddiasında olan Türkiye”nin, bu türden davalarla hâkim kılmaya çalıştığı zihniyetin faşizm olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum. Halklarımızın barış ve özgürlük taleplerini dillendiren bir sanatçı olarak, bugün için maruz kaldığım bu tehdit ve saldırıların altında kalmak veya geri adım atarak bu faşizan zihniyete teslim olmak niyetinde değilim. Bu ve benzeri davalarla beni örgütle ilişkilendirmeye çalışanların tek amacının, benim geniş halk kitleleri üzerinde yarattığım etkiyi ve sempatiyi kırmaya dönük olduğuna inanıyorum.

Barışı ve barış içinde kardeşçe bir yaşamı savunmanın, bunu dillendirmenin karşılığı bu olmamalı. “Demokratik çözüm” söylemleriyle sahte bir gündem yaratmanın ötesine gidemeyen mevcut hükümet, politikalarını gözden geçirerek, süreci barışa evirecek bir yaklaşım sergilemelidir. Sürecin samimiyeti pratiği ile ölçülür, bir yandan açılım denirken diğer taraftan açılan davalar, tutuklamalar çelişkidir. Oysa açılım ancak demokratik hukukun önünü açmakla ve barışseverleri tehdit olarak gören zihniyetten kurtulmakla mümkündür.

Bu davaya ilişkin önümüzdeki süreçte uluslararası alanda gelişecek tepkileri şimdiden gözlemlemeye başladığımı belirtmeliyim. 2010 “Dünya Özgür Müzik Ödülü” ne layık görülmüş bir sanatçı olarak, maruz kaldığım bu haksız suçlama ve yargılama sürecinin, uluslararası insan hakları örgütleri, sanatçılar ve bazı siyasetçilerce takip edilecek olması haklılığımın kanıtlanması adına önem taşıyacaktır. Ancak ülkemizin duyarlı, aydın, sanatçı ve gazetecilerinin bu konuya ilişkin hiçbir tepki vermiyor olmalarının da bir o kadar şaşırtıcı olduğunu üzülerek belirtmeliyim.

Bilinmelidir ki bu davanın mağduru sadece ben değilim. Açılan dava ile sindirilmek, susturulmak istenen barışın, demokrasinin ve özgürlüğün sesidir. Bu tür davalarla, ülkemizin bir korku cennetine dönüştürülmek istendiğini anlamak zor olmasa gerek. Oysa bizim amacımız, ülkemizi böylesine ilkel ve faşist bir zihniyetten kurtararak, özgür, demokratik ve kardeşçe bir yaşamın mümkün olduğunu göstermektir. Bizi anlamak istemeyenlerin sahip oldukları kör zihniyete teslim olmadan, gururla ve sabırla yaşamaya devam edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Farkındayız ki tarih, bizi özgürlük ve kardeşlik için göreve çağırmaktadır ve biz de bu çağrıya yanıtsız bırakmayacağız.



393 defa okundu



Yorumlar ( 0 )
Said-i Nursiciler, Said-i Kürdiciler
Kelime Ata
Başbakan Alevi-Sünni bölücülüğü yapıyor
Murtaza Demir
Referandum ve Aleviler
Ergin Doğru
12 Eylül
İsmail Saçlı
Maraş katliamı protestolarına dair
Aziz Tunç
Veli Küçük, yaşayan Topal Osman mıdır?
İ. Cem Özkan
O nehir
Yaşar Seyman
Yeni bir vatandaşlık ve Türkiyelilik
Murat Aksoy
Şair öldü
Şükrü Yıldız
Hoşgörü
Erdal Irfan
Timsahın gözyaşları niye sizinki gibi...
Husna Çaldır
Don Quichotte Erdoğan Karayel
Nazlı Özdemir
Çelişkili Aleviler
Firaz Baran
Egoist ve Bencil Kimlerdir?
Diyap Gökduman
Kanlı bukalemunlar
Hasan Aydın
Muhtar Baba
Hıdır Ali Bingöl
Almus
Müzeyyen Yazıcı
Savaşı Kılıçdaroğlu ile sürdürecekler!
İmam Canpolat
Dağlar
Erdal Er
21 Mart- Newroz (Nevruz) Bayramı
Ali Köylüce
Alevilerin Yedi Ulu Ozanı Üzerine-2
Doğan Munzuroğlu
Bu Aleviliğin Asimilasyon Raporudur
Erdal Yıldırım
AKP nin Alevisi olmayacağız
Ali Yıldırım



   EN ÇOK OKUNANLAR
   A. Balkız Kimin adına açıklama yapıyor?
   Aleviler RojTv de referandumu tartışıyor
   Aleviler oyun olmayacaklar
   Aleviler ve BOYKOT
   AP Romanları tartışacak
   Aleviler BOYKOT dedi
   Alevilerden Boykot Cepesine destek
   Mazlumlar cephesi ve boykot
   Bu ateş hepimizi yakar
   Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz!

   EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR
   Selami İnce İle Birgün Gazetesi
   OZGUR MEYDAN Aleviler
   Mardin Bilge Köyü katliamı üzerine
   İKİNCİ GÜNDEM 19 Aralık katliamı

  

Arsiv TV
Eflatunyarim
Mehmet Altan
PirYolu
Teylo FM
Şükrü Yıldız

KÜLTÜR TV
© 2010 - Bütün hakları saklıdır.

y_sukru@hotmail.com